İş Hayatında Annelik

İş Hayatında Annelik

Anne olmak,

Tartışmasız  dünya üzerinde ki en zor meslektir.Evet bir meslektir annelik,her annenin üst düzey yöneticiği olduğu,kazancının maddi  değil manevi olduğu ve hiçbir zaman emekli olamayacağı bir meslektir hemde.

Bir İnsan kaynakları çalışanı olarak  gözlemim, böylesine kutsal  görevi olan  yada bu göreve hazırlanan ve iş dünyasında olan  anne ve anne adaylarının  doğum öncesi ve  doğum sonrası süreçlerinde kafalarının biraz karışık olduğu yönünde. Bu yüzden bugün elimden geldiğince bu konuyu açıklamak ve bir nebze de  olsa bu yazıyı okuyan anne ve anne adaylarına yardımcı olmaya çalışacağım.

Çalışan Anne Adaylarının Doğum Öncesi Hakları Nelerdir ?

Kadın çalışan hamile olduğunu sağlık raporu ile kanıtladığı tarihten itibaren  doğuma kadar  geçen süre boyunca 7.5 saatten fazla çalıştırılamaz ve gece vardiyasında çalıştırılmaya zorlanamaz.

Analık ya da doğum izni, İş Kanunu tarafından işçiye sağlanmış olan temel haklardan bir tanesidir. Kadın işçi doğum yapacağı tarihten  önce 8 hafta , doğumdan sonra 8 hafta  olmak üzere toplamda 16 haftalık analık iznine sahiptir. Çoğul gebelik olması durumda  ise belirtilen 8 haftalara 2 şer hafta daha eklenir. Doğum öncesi süreçte 8 haftalık iznini kullanmak istemeyen ve çalışabileceğini belgeleyen  kadın çalışanlar doğum öncesi 3 haftaya kadar çalışıp ,kalan 5 haftayı doğum sonrasında ki 8 haftaya ekletebiliyorlar. Erken doğum durumunda ise doğumdan önce kullanılamayan izinler doğum sonrası süreye ekleniyor.

Ayrıca  üç yaşını doldurmamış bir çocuğu evlatlık edinen eşlerden birine, çocuğun aileye verilmesi sonrasında 8 haftalık analık izni kullandırılabiliyor.

Doğum Sonrası İzin Hakları Nelerdir ?

Doğum sonrası olan 8 haftalık iznin kullanılmasının ardından, çocuğun gelişimi ve bakımı için, doğum yapmış veya  üç yaşından küçük çocuğu evlat edinmiş kadın çalışanların istemesi durumda;

Birinci doğumda altmış gün,

İkinci doğumda yüz yirmi gün,

Üçüncü doğumda  yüz seksen,

Gün olmak üzere  haftalık çalışma saatinin yarısı kadar  ücretsiz izin verilebiliyor. Çoğul doğum  durumunda ise belirtilen günlere  otuzar gün daha eklenir. Çocuğun engelli doğması ve bunun doktor raporu ile belgelendirilmesi halinde bu süre  üç yüz altmış gün olarak uygulanır.

Doğum İzninde Olan İşçiye Maaş Ödenir Mi ?

Doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz olmaz üzere toplam on altı hafta analık  izni kullanan kadın çalışan bu sürelerin karşılığı olarak  SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği alabilmektedir. Halk arasında Rapor Parası olarak da bilinen bu para SGK tarafından  analık izninin bitiminden sonra doğrudan işçinin banka hesabına yatırılır.

Fakat bu rapor parasını almak için işçinin son bir yılda  90 gün sigortasının yatırılmış ve bunun yanında da  doğumun gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

Ayrıca geçici iş göremezlik ödeneği, işçinin çalışmadığı anlamına geldiği için,bu dönem içerisinde  işveren tarafından işçiye ücret ödenmesi gerekmez.

Altı Aya Kadar Ücretsiz İzin Hakkı

Kadın çalışana, analık izninin bitiminden sonra talep etmesi durumunda  altı aya kadar ücretsiz izin verilir.Belirtilen bu 6 aylık izin  süresi, yıllık ücretli izin hesabında dikkate alınmaz ve çalışan ne kadar  ücretsiz izin kullanmış ise yıllık izin baz tarihinden,kullandığı ücretsiz izin süresi kadar öteleme yapılır.

Süt İzni Hakkı 

4857 sayılı İş Kanunu 74. Maddeye göre ; Kadın işçiler doğum yaptıktan sonra, çocuk bir yaşını doldurana kadar günde 1.5 saat süt iznine sahiptir. Sahip olunan bir buçuk saatin kullanım şeklini kararı çalışan kendisi belirler. Genelde  görülen uygulama  işe 1.5 saat geç gelme veya 1.5 saat erken çıkma şeklinde olmaktadır.

Doğum yapmış olan işçi devletin kendisine tanımış olduğu ücretsiz izin haklarından birini  kullanması halinde günlük 1.5 saatlik emzirme iznini kullanamaz.

 Kısmi Süreli Çalışma Ayrıcalığı

Doğum yapan çalışan, analık izninin ve ardından eğer kullanmışsa yarı süreli ücretsiz izninin  yada  altı ay ücretsiz izninin bitiminden  itibaren  çocuğun mecburi ilköğretim çağının başlayacağı  tarihe  kadar olan süre içerisinde,herhangi bir zamanda kısmi süreli çalışma talebinde bulunabilir.

Kısmi süreli çalışma talebinde bulunacak olan çalışan, bu haktan faydalanmaya başlayacağı tarihten en az  1 ay önce  talebini yazılı olarak işverenine bildirmelidir. Çalışanın yazılı olarak bildireceği bu talep  dilekçesinde, kısmı süreli çalışmaya başlayacağı tarih, eğer tüm iş günlerinde çalışacak ise çalışma saatleri, belirli günlerde çalışacak ise tercih ettiği çalışma günleri  yer almalıdır.

Kısmı Süreli Çalışma Talebi ve İşveren

Talep edilen kısmi süreli çalışma  dilekçesinde çalışanın tercih ettiği gün veya saatler  işverence, iş planı ve çalışanın yaptığı işin niteliğini göz önüne alınarak değerlendirilir. Yapılan değerlendirmeden sonra işveren, işçiye talebin karşılığını en geç bir ay içerisinde yazılı olarak döner.Belirtilen süre içerisinde  talep dilekçesine karşılık verilmez ise talep işçinin belirttiği tarih veya bu tarihi takip eden ilk iş günü içerisinde geçerlilik kazanır.

Kısmı Süreli Çalışma Talebinin Şartları Nelerdir?

Eşlerden birisinin çalışmaması yani çocuğa bakacak birisinin olması halinde  çalışan eş Kısmı Süreli Çalışma talebinde bulunamaz.Ancak;

-Eşlerden birisinin sürekli sürekli bakıma muhtaç olması veya süreklilik gerektiren bir tedavisinin olması ve bu hastalığın  doktor raporuyla kanıtlanması halinde,

-Eşlerin boşanması ve  velayetin mahkemece  eşlerden birine verilmesi durumunda velayet hakkına sahip olan ebeveynin talepte bulunması,

-Üç yaşında bir çocuğun evlat edinilmesi,

Durumlarında  ebeveynlerde çalışma durumu aranmaz.

Kısmı Çalışmada Ücret

Kısmı süreli çalışan işçinin ücreti veya parasal karşılığı olan hakları çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir.

Tam Süreli Çalışmaya Geçiş

Kısmı süreli çalışmış ve artık tam zamanlı çalışmaya geçmek isteyen çalışan bu talebini en az bir ay önceden işverene yazılı olarak bildirmelidir. Tam zamanlı çalışmaya geçmiş olan çalışan aynı çocuk için bir daha Kısmı Süreli Çalışma talebinde bulunamaz.

Kısmı süreli çalışana ikame olarak  geçici personel alınmışsa, kısmi süreli çalışan işçi  tam zamanlı çalışmaya başlaması halinde geçici personelin  iş sözleşmesi kendiliğinden sona erer.

Okuduğunuz üzere her ne kadar  devlet  tarafından kolaylıklar sağlanmaya çalışılsada annelik dünyanın en zor mesleği.

Başta kendi üst düzey yöneticim olmak üzere,dünya üzerindeki tüm  üst düzey yöneticilere böylesine zor bir görevi üstlendikleri için teşekkürlerimi sunuyorum.

Bir sonraki yazıda  görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalınız…

Bir cevap bırakın
Son Yazılar